YASEMENİMMM , KALBİMİN HALA ATMASININ TEK NEDENİ OLAN BİRİCİK GUZUCUĞUM HOŞGELDİN ...

 

Bir tesadüf eseri karşılaştık seninle...
Bana cevap vermeye başladığında içim bir garip olmuştu , bu kadar saf olman beni çok meraklandırmıştı bir anda ve "nasıl yani" diye düşünürken bulmuştum kendimi...
Sonra akşamları konuşmaya başladık seninle.. Bir gece Ahmet'te kalacağımı söylemiştim sana ve inan bütün gece seni düşünmüştüm."Keşke burada değil de evde Yasemen ile konuşuyor   olsaydık , niye geldim ki sanki" diye söylenip durdum içimden...
Artık her gece karşımdaydın ve içimdeki merak,korku ve sevgiyle oturuyordum bilgisayarımın başına fakat aslında farkında olmadan derinden derinden bağlanmaya başlamıştım sana.
Senin kelimelerini göremediğimde , içimi kaplayan huzurunu hissedemediğim de gittikçe büyüyen bir eksiklik oluşmaya başlıyordu ve o gece senin olmayacağını bilsem bile bekliyordum. Belki gelirsinde bir merhaba ile yüzümü güldürüp kalp atışlarımı düzene sokarsın diye...
Daha sesini duymamış , tenine dokunmamış , yüzünü bile görmemişken , gözlerinin içine bile bakmamışken aşık olmaya başlamıştım sana ama bir türlü emin olamıyordum. Mükemmele bu kadar yaklaşmışken herşeyin silinip gideceği geçiyordu aklımdan ama o sihir bozulmadan telefonum çaldı... Henüz sabahın dokuzuydu ve "arayan Yasemenim" yazısı belirdi ekranda. Daha önce açamamıştım telefonu çünkü cesaret edememiştim ama yatağımda huzur içinde sesini duymak için bir saniye bile düşünmeden cevap verdim aramaya...
O ilk ses !! Sesin o kadar muhteşem geliyordu ki birtanem , hayatımda ilk defa sabahın dokuzunda yüzümde harika bir mutluluk ifadesiyle uyandım. Tam hayal ettiğim gibi , en ufak bir yanılgı dahi yoktu ses tonunda. Şu ana kadar yaşadıklarımın tersine , herşey hep istediğim gibi gidiyordu ve inan bana senin o şirin ve mutlu sesinle uyanmayı hayattaki hiçbir şeye değişmem Yasemenim..
Yıllar önce kalbimin etrafına örmüştüm o kocaman duvarları.Hiçbir şeyin geçmesine , zarar vermesine de izin vermemiştim o zamana kadar. Ama öyle güzel buldun ki giriş yolunu , olabilecek bütün herşeyi düşünmeye başladım ve riske girmenin umrumda bile olmadığını fark ettim. Herşeye katlanırdım seni yaşamak için , ne olursa olsun değerdin buna. Seni yaşamak , her şeyinle
yaşamak için değerdi ve anladım ki o giriş yolu hep açık kalacaktı sana...
Mesajlaşmalar , her fırsatta telefon etmeler , sürekli seni yalnızca seni düşünmek... Bütün ruhum ve vücudum , tüm düşüncelerim sana odaklanmıştı bir anda. Dünyanın merkesinde sen vardın ve ben seni hissedebilmek için deli gibi çırpınıyordum. O kadar sevimli , o kadar mükemmeldin ki başka hiçbir şey düşünemiyordum , yalnızca kocaman bir sen doldurmuştu içimi....
O cumartesi yaklaşıyordu ve ben heyecandan ne yapacağımı şaşırmış vaziyetteydim. Her dakikayı planlamaya çalışıyordum. Üstüme ne giyeceğimi , seni gördüğümde nasıl bir tepki      verebileceğimi , neler konuşacağımızı , sana nasıl yaklaşacağımı , nerelere gidebileceğimizi , beklenmeyen bir durum olduğunda nasıl bir yol çizeceğimi , elini tutmak için ne yapacağımı... Mihrimar Sultan dan içeri girdiğim anda senin kolyenin çıkarttığı şıngırtıları duydum ve "işte geliyor" derken sarıldın boynuma...
Her ne kadar hazırlanmış olduysam da herşey bir anda silinmişti çünkü karşımda o kocaman gözlerinle sen vardın...
Başlarda gözlerine uzun süre bakamıyordum çünkü seni tanıyor olsam da gözlerin bana yabancıydı. Yaklaşık 1 saat sonra kendime gelebildim ve işte o zaman seni görmeye başladım...
HARİKAYDIN...
Gözbebeklerinle , saçlarınla , teninle , dudaklarınla , gülüşünle , sıcaklığınla bana bakıyordun karşımda ve "seninleyim , seninim" diyordu gözlerin... O kadar mutluydum ki , hücrelerime kadar  hissettim bu sevinci. Tünel de otururken elimi karnına koyup sana sarılmayı , dudaklarını dudaklarımda hissetmeyi o kadar çok istedim ki ! Fakat yapamadım çünkü henüz çok tazeydik yan yana ve rahatsız olabileceğini ya da beni yanlış değerlendirebileceğini düşündüm ama oradan kalktıktan sonra elini tuttuğum anda ki o yüz ifadeni hiçbir zaman unutamayacağım Yasemenim...
Günler geçtikçe mutluluğum kat kat artıyordu ve çevremdekiler beni ilk defa sırıtarak dolaşırken görmeye başladılar :) "Çiçek Çocuk" demeye başlamışlardı hatta... Seninle birlikteyken resmen yeniden doğduğumu hissediyordum.Hiçbir şey umrunda değildi , yalnızca hafta sonunun gelmesini bekliyordum sabırsız bir halde.. O iki gün o kadar çabuk geçiyordu ki , pazartesileri sanki seni hiç görmemişim gibi tekrar başlıyordu işkence... Evet işkenceydi , çünkü her saniye aklımdaydın ve yıllardır , düşünmekten bu kadar yorulmamıştım açıkçası. Yatağıma yatıp , başımı yastığa koyduğumda senin kokunu almalıydım. Yanımda tüm saflığın ve masumluğunla uzanmış olman gerekiyordu ve benim de elim göbeğinde sana sarılmam ve kokunla birlikte hergün , hayatımın en huzurlu uykusunu uyumam gerekiyordu ama başımı sola çevirdiğimde sen olmuyordun...Senin yerin benim yanımdı Yasemen , bana sarılman , her saniye yanımda olman gerekiyordu çünkü sen herşeyinle , tüm ayrıntılarınla bana aittin..Günlerce hatta haftalarca her gece bunu düşündüm.Yanımda olduğunu ve kokunla beni sardığını hayal ettim çünkü başka türlü uykuya dalamıyordum.
Ve Marmaris'e gittik...
Artık yanımdaydın ve gerçektin!! Evet , baş ucumda içimi titreten sevgi dolu gözlerinle , yüzünde ki tebessümle öylece bana bakıyordun...
Sonra.....
Sonra tek bir beden olduk seninle...
"Hoşgeldin" dedin yüzündeki aşk ifadesiyle...
Her noktanı , her ayrıntını sen olarak hissettim ruhumda...
Hücrelerimiz...
Sevgimiz...
Aşkımız...
Terimiz...
Soluğumuz...
Kokumuz...
Herşeyi paylaştık seninle o gece ve ben sana bir daha aşık oldum...
Aşkım henüz çok tazeyken aşık oldum sana bir kez daha...
Kucağımda uyuttum seni o gece ve seni izledim bir süre. Sen uyurken konuşmaya başladım seninle. Kendimi anlattım sana ve benim için ne kadar önemli olduğunu...
"O sensin" dedim.
"Hep aradığım ama bulamadığım , yıllardır beklediğim kişi sensin. Ömrümün son gününe , son saniyesine kadar hep yanımda olmasını istediğim kişi sensin" dedim...
Evet o sendin ve artık bundan emindim birtanem...
Bodrum'a yanına geldim. O üç gün boyunca seninle yan yana olmak harika bir duyguydu. Gece gözlerimi sana sarılarak kapatıp , uyandığımda yine seni yanımda görmek o kadar güzeldi ki... Ama o gece geldi en sonunda ! Olumsuzluklara dair şüphelerimi sildiğim anda beliriverdi kocaman gövdesiyle ve ilk defa duydum o sesindeki kızgınlığı ve nefreti... Sen sabah için bavulunu toplarken , ben ne yapmam gerektiğini düşünüyordum. Bir an öylece seni izlemeyi düşündüm sesimi çıkartmadan fakat yapamadım. Yerimde duramıyordum çünkü , birşey yapmam gerekiyordu ve dışarı çıkmaya karar verdim. Bir şekilde sabaha kadar dolanacaktım etrafta veya bir sahile gidip o gece vakti denizle baş başa kalacaktım. Fakat pantolonumu giyerken fark ettim ! "Ozan ; eğer şimdi gidersen bir daha dönmemek üzere gideceksin ! Yapmak istediğin gerçekten bu mu?" diye geçirdim içimden..
Hayır bu değildi ! Bu kadar basit değildi ! Bu mutluluğu , bu aşkı ne olursa olsun bırakmak istemiyordum... O an da sen de fark ettin ne yaptığımı ve "ne yapıyorsun" diye sordun bana...  
Balkona çıkıp sigaramı yaktım ve gökyüzüne baktım üzüntü ve nefretle... Tanrı denilen varlığın oralarda bir yerlerde bana bakıyor olması gereliyordu. Hayatımın belli noktalarında yaptığım gibi yine meydan okudum ona !! Bana bir işaret göndermesini istedim Tanrı dan , eğer gerçekten beni izliyorsa bunu kanıtlamalıydı çünkü buna ihtiyacım vardı...
Sonra sen geldin...
Üzgündün
Senin içeri girmeni isterken içim parçalandı. Senden böyle birşey istememeliydim ama henüz son sözümü söylememiştim Tanrı ya ve yalnız olmam gerekiyordu...
Yanına uzandığımda farkettim ağladığını...
Seni hiç bu kadar üzgün görmemiştim Yasemenim..
O halin kalbime öyle acı saplandı ki , gözyaşlarına ortak oldum. 22 senelik hayatımda böyle bir üzüntü hissetmemiştim ve ne yapacağımı , altından nasıl kalkabileceğimi bilemiyordum. Acını hissettikçe daha çok ağladım çünkü seni o halde bir saniye bile görmeye dayanamıyordum...
Sen İstanbul'a giderken daha iyi anladım sana ne alıştığımı. Sanki evimize birkaç gün erken gidiyormuşsun gibi hissediyordum. Ben gelecektim ve her gece her sabah sen yanımda olacaktın yine... Fakat dönünce fark ettim tekrar yalnız uyuyacağımı. Alışmak , kokun olmadan sen olmadan yanımda , dayanmak zor oldu. Bazı geceler sensizlikten, yanımda olmanı hayal etmekten uyuyamadım ama sevgi dolu sesin , kelimelerin hemen yanımda telefonumdaydı. En azından istediğimde sesini duyabiliyordum. Yetmiyordu , hiç yetmiyordu ama gerçekleri ve koşulları kabul etmek zorunda kaldım...
Sonra sen işe başladın tekrar...
Bir süre sonra da ben...
Haftada bazen 2 gün bazende sadece 3 saat görüşebiliyorduk. Sen yanıbaşımda uyurken zaman yetmezken seni sevmeye , bugün yalnızca 3 saat bir cafe de nasıl yetebilirdi ki!
İçime dert oldu Yasemen.. Sana doya doya sarılamamak , gözlerini görememek dert oldu bana. İkimizinde suçu yok bunda çünkü yaşamamız gerekiyor farkındayım ama sensiz zaman geçirmeyi kabul ettiremiyorum kalbime..
Belki yıllar sonra evleneceğiz ve aynı evi paylaşacağız seninle...
Ama şuna inan ki birtanem ; her sana sarılarak uykuya daldığımda aşkın bir kat daha artacak ruhumda...
 
                                                                                                                                                                                                                                                       Seni Çok Seven Sevgilin Ozan...